| |
MİMARİ
Evler:
Safranbolu Evleri, 18, 19. yüzyıl Türk toplumunun
geçmişini, kültürünü, ekonomisini, yaşama biçimini ve teknolojisini yansıtırlar.
Safranbolu Evleri halkımızın evini yapma bilgisi, zamanın ulaşım imkanlarının
yetersizliği nedeni ile bölgesel kalmıştır. Buna, yöresel malzeme, iklim
etkileri ve günlük ihtiyaçlar gibi faktörler de eklenince, birbirinden
güzel, birbirine benzemeyen geleneksel yapı tipimiz meydana gelmiştir.
Çeşitli malzeme, sabırla el emeği ve göz nuru tüketilmiştir. Ahşap ve
taş işçiliğinin nadide örneklerini kafeslerinde, pencere-kapı doğramalarında,
balkon parmaklıklarında, saçaklarda görebiliriz. Genellikle binaların
giriş katlarında taş, kemer tonoz, kolon gibi elemanlara yer verilmiştir.
Ocak ve duvar kaplamalarında emsalsiz Türk çinilerine, çiçek motiflerine,
el yazılarına rastlarız.
Dövme demirden kapı tokmakları ve halkaları, boy menteşeleri demir kepenk
ve parmaklıkları bugün için sanat eseri değerindedir. Geniş bahçeler,
çiçekler, balkonlara sarılan asmalar ve mor salkımlar, çam, selvi ve çınar
ağaçları binaların mimari değerini tamamlar. Orta yaştan yukarı olanların
çoğu bu güzelliklerin içinde yaşamıştır. Eski evlerimizin her bölümünde
bir ferahlık, bir rahatlık vardır. Geniş sofalar, taşlıklar, bol güneşli
balkonlar, büyük yüklükler içinde çinko zeminli yıkanma yerleri, günümüze
göre bakım zorluğu gerektirse bile, zamanında içinde yaşayanlara rahat
ve sağlıklı bir yaşantı kazandırmıştır. Hala eski boyalarının ve ahşap
malzemesinin çıra kokusunu duyar gibi oluruz.
Safranbolu' da önceleri yaz aylarında 3-4 hatta 5 aylığına Bağlar kısmında
oturulurdu. Kışın çarşı bölümüne taşınılmaktaydı. Fakat bugün, bu şehir
içi güç geleneği tamamen terkedilmiştir. Bu yazlık kışlık göç nedeni ile,
hemen hemen her ailenin çarşıda ve bağlarda olmak üzere iki evi bulunuyordu.
Bu zaman yapılan evlerin hemen hepsi ahşap evlerdi. Sonradan şehrin yerli
halkı, çarşıdaki evini terk edip, bağlara beton binalar yaptırdılar veya
ahşap evlerin asıl şeklini bilinçsizce bozarak tamir yaptırdılar.
Öncede, yukarıda da belirttiğimiz gibi yapı malzemeleri imkanlar nispetinde
ve yörelerin tabiat şartlarına bağlı kalmıştır. Evlerin hemen her yeri
tahtadandır.
Safranbolu evleri genellikle (2-3) katlıdır. Her evin ilk girişi iki kanatlı
büyük bir kapı ile başlar ve "HAYAT" dediğimiz boşluğa açılır. Hayattan,
parmaklıklı veya kafesli merdivenle ikinci kata (Hayat kısmı sayılırsa
çıkılır). İkinci katta, geniş bir çardak (salon) bulunur. Bazı evlerde
çardakların planı değişmektedir. Genellikle az farklarla birbirlerine
benzerler.
Bazı evlerin hayattan merdivenle çıkıldıktan sonra, tam karşıda selamlık
(İki oda arasındaki geniş sofa) vardır. Selamlığın iki yanında odalar,
bu odaların simetrisinde iki oda daha vardır. Ayrıca bir hela boşluğu
bulunur.
Bazı evlerde ise selamlık merdivenin tam üzerine gelir, diğer kısımlar
hemen hemen aynıdır. Çardakta ayrıca depoluk olarak kullanılan "KİLER"
adı verilen bir kısım ve ev iki katlı ise tavan merdiveni vardır.
Odalara; kullanılış şekillerine göre isim verilir. Misafir Odası, Oturma
Odası, Aş İçerisi (Mutfak) gibi. Bazen misafir odasına yeni içeride denir.
Her odada bir ocak vardır. Ocak olan duvarda "YÜKLÜK" vardır. Yüklük,
hem yatakları koymak hem de yıkanmak için kullanılır. Ocağın hemen yanında
odun koymaya yarayan ve "BOĞSU" denilen bir dolap vardır. Ocağın üst kısmında,
baca başı kısmı, yanı başında iki tarafta üç gözlü "OYMACA" denilen kısım
vardır. Odaların üç tarafına, yerden 50-60 cm yüksekliğinde sedirler çevrelemiştir.
İki veya üç duvarda pencereler yer almıştır. Pencereleri yağmurdan koruyan
"KARAKAPAK" denilen kapaklar vardır. Eski pencerelerin çoğunda parmaklıklı
muşabaklar vardır. Safranbolu' da birkaç evdeki ocaklıktaki, çok ince
ve güzel işlemeler vardır. Odaların tavanlarında da aynı el işlemeciliği
bakan insanı hayranlık içinde bırakır. Tavanındaki işlemeler ceviz ağacından
ve cilalanmış şekildedir. Bu işlemeler ya ağaç parçaları eklenerek, ya
da ağaçlar işlenerek yapılmıştır. Gezip gördüğümüz evin duvarları tuğladan,
fakat çok eski olanlar kerpiçten yapılıp üzerleri sıvanmıştır. Duvarların
içerisinde "YEY DANA" denilen ağaç direkler vardır (şimdi beton duvara
demir koyulmaktadır). Evlerin oda duvarlarından renkli boyalarla yapılmış
figürler, natürmorklar, geometrik şekiller, odalara ayrı bir güzellik
kazandırmaktadır. Bu boyalı süslemeler her evde bulunmaz. Fakat çoğu evlerin
dış yüzeylerinde renkli arapça yazılar ve süslemeler vardır. Giriş kapısının
tam üzerinde kapıya geleni görebilmek için, muşabaklı tömek (delik)vardır.
Kapıya gelen erkeğin kadını görmemesi için yapılmıştır.
Safranbolu' da yalnızca iki tane havuzlu ev vardır. Bahsettiğimiz havuz
evin ikinci katında ve evin içindedir. Havuzun etrafında oturup da yorgunluk
çıkarmaya yarayan sedirler vardır. Evin ikinci katında bulunan havuz kare
plana benzer ve derinliği 1,5m'den fazladır.
Safranbolu evlerinde, bugün hayretle seyredilen bir mutfak servis teşkilatı
vardır. Aş evinden (mutfak) yemek odasına bir düzene kurulmuştur. Dönen
bir dolap, fakat bir yerinde yemek tabakları koymaya yarayan yeri bulunur.
Mutfaktan yemek bu düzeneğin üzerine koyulur ve düzenek döndürüldüğünde
yemekler mutfaktan yemek odasına geçer, sonra boş kalan kaplar da aynı
şekilde mutfağa geçer. Bunu kullanmanın nedeni, erkek misafirlerin evin
kadınlarını görmemesi içindir.
Hayattaki bölümleri kısaca gözden geçirecek olursak; Gözümüze önce ahır
kapısı çarpar. Ahır inek,at,eşek vb. gibi hayvanların bağlandığı yerdir.
Hayatta kışlık odunların yığıldığı "PAHNA" denilen bölümler vardır.
Bahçesi olan evlerin hayattan geçilen kapısı vardır. Bahçenin bir kenarında
çamaşırlık ve işlik bulunmaktadır. Burası üzümlerin içine doldurularak
çiğnendiği yerdir. Çiğnenen üzümlerin suyu alınır ve sirke yapılır. Eski
evlerin çamaşırlığında ya da hayatında çeşme vardır.
Safranbolu evlerinin çatıları, genellikle dörtgen prizma şeklinde dört
kenarlıdır. Her oda üzerinde bir baca vardır. Ayrıca dama çıkmak için
kapı bulunur. Damları; bugün yerini marsilya denilen yeni tip kiremitlere
bırakmış olan oluk kiremitlerle örtülüdür.
Safranbolu' da ahşap evlerin yanında, tüm duvarları taş olan ve "TAŞ EV"
diye adlandırılan evlere rastlanmaktadır. Bu taş evler; Bağlar ile Çarşı
arasında kalan Kıranköy (Misak-ı Milli) görebiliriz. Bu kısımda önceleri
Rumların oturduğu bilinmektedir. Bu evlerin taş olan özelliğinden başka,
giriş kapılarının taş kenarlı olmasıdır. Hayat kısmı ve yukarı katlara
çıkılan merdivenler de taştan yapılmıştır. Pencerelerin çevresi de kesme
taştan yapılmıştır. Duvarların kalınlığı 1m'ye yaklaşmaktadır.
Bu taş evlerin ve ahşap evlerin bir kısmı, yüksek kayaların üstüne çok
yüksek duvarlarla çıkılmıştır. Rumların evlerini taştan yapmalarının nedeni;
öyle sanılıyor ki kendilerini emniyete almaları için olmalı, taş ve ahşap
evlerde sık olarak rastlandığımız özelliklerden biri de konsollar üzerine
yapılan çıkmalardır. Ayrıca balkon çıkmaları da vardır.
Evlerdeki Madeni Sanat İşlemeleri:
Kapı, Türk evinde önemli bir unsurdur. Sıradan bir
dışarıya açılma elemanı olmanın ötesinde, halkın inanç, gelenek kültür
birikimler ile de önem kazanmıştır. Folklorumuz ise kapılar üzerine çok
söz söylenmiştir. Ata sözlerinin, manilerin, değişlerin, türkülerin en
çok tekrarlandığı kelime "Kapılar"dır.
Safranbolu evlerinin kapılarında madeni bölümleri incelerken geleneksel
devamlılığa bağlı kalındığı görülür. Geometrik şekillerin bir araya getirilmesi
ile elde edilen bezeme, ilçenin bütün eski geleneklerini koruyan evlerinin
kapılarında görülebilmektedir. Eşkenar bir üçgen çeşitli şekillerde madeni
levhalar üzerine işlenmiştir. Ortasında bir nokta bulunan eşkenar üçgen,
halkımızın inanç ve törelerine göre "Nazara karşı kullanılan bir tılsımdır."
Bazı insanların bakışlarında var olduğu sanılan zararlı güç, kişiye, hayvana,
nesneye bakmada sakatlık, hastalık, ölüm gibi zararlı bir etkinin meydana
geleceği var sayılır. Üst üste konmuş eşkenar üçgenin oluşturduğu altı
kollu yıldız motifi nazara karşı etkiyi iki kat çoğaltan iki gözün simgesidir.
"Mührü Süleyman" olarak halkımızın arasında bilinen bu geometrik şekil,
aynı zamanda musevi dininde simgesidir.
Safranbolu kapılarından bezeme öğelerine yer verilmeyen öbür madeni elemanlar;
menteşeler, rezeler, halkalar, kilitler, ahşabı ayakta tutan büyük kapıların
görevlerine uygun olarak kullanılmışlardır. Yalnız ünlü Cinci Hanı'nın
yaşlı bekçisinin anahtarı boynuna takılı kocaman kilidi, yapının tarihi
ile eş değer olmasına karşı, artık benzerleri yapılmayan ilginç bir düzene
sahiptir.
Merdivenler:
Katlar arası ilişkiyi sağlayan merdivenler Safranbolu' da çok yalın tutulmuştur.
Genellikle düz kollu olan merdivenler, bazen sahanlıkla iki kollu ya da
köşe sahanlıklı "L" biçiminde olur. Ender olarak döner ve üç kollu merdivenler
vardır. Hayat' tan orta kata çıkan merdivenler bir taş sahanlık yada birkaç
taş basamaktan sonra ahşap olarak devam eder. Ayakkabılar bu taş sahanlık
ta çıkarılır. Buraya Pabuçluk denir. Merdivenler bir yanda duvar diğer yanda
çoğunlukla bir tahta perde (daraba) ile sınırlandırılmıştır. Böylece korkuluk
sorunu da çözümlenmiş olur. Altta ve bazen üstte kapı olan evlerde merdivenin
sofa yüzündeki açıklığını örten kepenkler vardır. Merdiven üstündeki boşluktan
çoğunlukla yararlanılmış, burası birkaç basamak yüksek sekilik biçimine
getirilmiştir. Buraya yüksek sofa denir. Kabakçılar bağ evinde burası ocağı
ve dolaplarıyla tam bir oturma yeridir. Asmazların bağ evinde üst kat sofasına
çıkan merdivenin minber kapısına benzeyen süslü bir kapı çerçevesi vardır.
İki yanından birkaç basamakla merdiven üstündeki sekiliğe çıkılır. Merdivenler
iki limon kirişi arasına geçme rıht ve basamaklardan oluşur. Limon kirişlerinin
arası kaplamalı yada açık olabilir. Basamağa ise basak denir.
Tavan:
Tavanlar tasarımla doğrudan ilişkilidir. Hacimlerde
yapılan değişiklikler tavanda da tekrarlanır. Oda girişlerinin tavanı,
oda tavanından alçak ve ayrıktır. Çardak eyvanları, çardak tavanından
daha alçak ve yalındırlar. Bazı oda ve çardaklarda tekne tavanlar görülür.
Bazı oda girişlerinde bile az kademeli bir tekne tavan yapılmıştır. Orta
sofalar, oda girişlerinin köşelere gelmesi ile sekiz kenarlı bir biçim
alır, tavanda da aynı biçim devam eder. Bazen odalarda bile sekiz ya da
daha çok kenarlı bir tavan görülür.
|
|



















|