| |
JEOLOJİK YAPI
Jeolojik Yapı:
İlçenin jeolojik yönden oluşumu ilginç özellikler
arzeder. Derin ve uzun kanyonların yanında büyük mağaralar, dağ yamaçlarındaki
mağara ağızlarından çıkan büyük çaplı sular bulunmaktadır.
Şehir merkezi de ilginç bir jeolojik yapının üzerinde kurulmuştur. Tokatlı
(Gümüş), Akçasu ve Bulak dereleri üç ayrı kanyon yaparak şehirden geçer,
daha sonra Araç Çayı'na karışırlar.
Çarşı kesiminde bu kanyonların dar kesimleri üzerinde kurulmuş
yapılar görmek mümkündür.
Safranbolu ve çevresi Araç Çayı ve orta kuzeyden (pek azı sürekli akan
kısa derelerle) beslenen gelip karışan Kolları tarafından parçalanmış
bir plato durumundadır.
Tersiyer filiş havzasına tekabül eden bu platonun en eski yüzeylerini
bölgede Safranbolu' nun kuzeyinden itibaren Karabük' ün güneyine ve doğuda
Araç' a kadar görme olanağı vardır.
Bartın ile Safranbolu arasındaki dağlık alan kratase kalker ve filişlerinden
oluşan büyük bir kabartı halindedir.
Bu iki yüksek saha arasında tersiyer filiş havzalarından birisi yer almıştır.
Bu havza Çaycuma ile Bartın arasında bulunmaktadır. Genellikle, gri-boz
renkli şist ve grelerden oluşmuş olan filiş serisinin yaşı 3. Jeolojik
zaman olarak tayin edilmiştir.
Bu filiş tabakaları havza dahilinde, ekseni güneybatı-kuzeydoğu olan geniş
bir senklinal teşkil etmektedir.
Bunlar ayrıca kuvvetli hareketler neticesi kuvvetli meyillerle dalışlar
gösteren bir çok mevzii kıvrımlar gösterdikleri gibi, bilhassa havza kenarlarında
şaryajların mevcut olduğu da tespit edilmiştir. İkinci bir filiş havzasını
Safranbolu ve civarındaki sahalar teşkil etmektedir. Burada da gene lütesien
yaşında olduğu tespit edilen filiş serisine ait kalker, marn ve grali
kalkerler aynı şekilde bir senklinal teşkil ederler.
Bununla beraber bu havza dahilindeki filiş serileri, diğer havzalardaki
kadar kuvvetli kıvrımlara sahip değildirler. Her iki havzadaki kıvrılma
ve kırılmamarı meydana getiren hareketler, post-lütesien alpin hareketleridir.
Kuzeyde gördüğümüz yüksek ve arızalı kütlenin hemen güneyinde yapı ve
relief şekilleri tekrar ve tamamen değişmektedir. Burası Safranbolu' nun
kuzeyindeki platolardan başlamak suretiyle, güneye doğru uzanan ikinci
bir tersiyer filiş havzasını teşkil etmektedir. Yüksek dağlık kütlenin
1500 m. 'yi aşan zirvelerinden kuvvetli bir meyille aşağıya doğru inen
yamaçlar, takriben 1000 m. civarında bir yükseltiye ulaştığı zaman, bu
dik yamaçlardan hafif eğimli düz satıhlara geçildiği görülür.
Burada, yaşı eosen olan kalker, marn ve grali kalkerleri ihtiva eden filiş
tabakalarının satha çıktıkları görülmektedir. Bunlar genellikle, güney
ve güneydoğuya dalmakta olup, tabaka meyilleri fazla değildir. Bilhassa
daha güneye doğru, Safranbolu civarına indikçe tabaka meyillerinin daha
da azaldığı görülmektedir. Kıvrımlı olan filiş serisi, genel olarak ekseni
Safranbolu ve Karabük' ün güneyinden geçen batı-doğu doğrultulu bir senklinal
teşkil etmektedir. Bunula beraber, senklinal oldukça geniş olup, bilhassa
eksene yaklaşıldığı nispette tabaka meyilleri de hafiflemektedir. Bu durumda
bu ikinci tersiyer filiş havzasının daha kuzeyde bulunan Çaycuma-Bartın
filiş havzası kadar kuvvetli hareketlere maruz bulunmamış olduğu tespit
edilmektedir.
Bu filiş serileri ile kuzeyde bulunan mezozoik kütle arasındaki temasın
bir fay boyunca olması pek muhtemeldir. Zira, evvelce de söylendiği gibi,
bu mezozoik kütlenin kuzey tersiyer filiş havzası ile temasında fayların
mevcut bulunduğu, bu bölgede çalışan M. TOGAY' ın haritasında da belirtilmektedir.
Safranbolu ilçe merkezi ve civarı güneyde bulunan geniş bir senklinalin
orta kısmına rastlar.
Araç Çayı aşağı yukarı bu senklinalin eksenine bir akış göstermektedir.
Bölgede egemen olan iklimin yağış elemanı ile jeolojik yapı arasında ilişkilerin
heyelanlara neden olduğu izlenmektedir.
Safranbolu ve çevresinde morfolojik özelliklerin neden olduğu doğal olayların
başında heyelanların fazlalığı dikkat çekmektedir. Sert ve yumuşak yapı
özellikleri, derin kazılmış vadiler boyunca eğimin fazlalığının etkisi
ile bu harekete güç kazandırmıştır. Bu heyelanlar daha çok akarsu boylarında
görülmektedir. Yamaç eğimlerinin fazlalığı, kil ve marnlardan oluşan geçirimsiz
tabaka üzerinde yer alan, geçirimli dağınık ve bitki örtüsü zayıf toprak
örtüsünün ani sağnak niteliğindeki yağışlarla doygun hale geldiğinde eğimi
izleyen yönde toprak kayıplarına neden olmaktadır.
Safranbolu ilçesi ikinci derecede deprem alanındadır. Kuzey Anadolu'da
oluşan depremler Safranbolu' yu etki alanına alır ama zarar vermezler.
Doğal Afetler :
Deprem :
Safranbolu birinci derecede deprem alanındadır. Kuzey anadolu deprem bölgesinde
oluşan depremler Safranbolu çevresinide etki alanına alır, ama zarar vermez.
Yer Kayması :
Kent içinde yapılara zarar veren yer kayması görülmemiştir.
Su Baskını :
Akarsular derin yataklar içinde aktığından kenti etkileyecek taşkınlar
olmaz. Ancak Akçasu Deresi yüzyıl başında ani olarak iki kez taşmış, çarşı
ve çevresinde can ve mal kaybına neden olmuştur.
(JEOLOJİK SÖZLÜK)
TERSİYER : 3. Jeolojik zaman.
MEZOZOİK : 2. Jeolojik zaman.
EOSEN : Eski tersiyerde bir devre.
ŞARYAJ : Taşıma, sürükleme.
KALKER : Kireç taşı.
SENKLİNAL : Kıvrım dağlarındaki çukur alanlar.
GRE : Kum taşı (tortul taş çeşidi).
SATIH : Yüzey, alan.
POST : Sonrası.
RELİEF ŞEKİLLERİ : Yer şekilleri.
BİR FAY BOYU : Yer kabuğunda meydana gelen kırıklar.
FİLİŞ : Tortul bir taş çeşidi.
MARN : Tortul bir taş çeşidi.
TERSİYER FİLİŞ HAVZASI : 3. Zamana ait tortul, killi, marnlı, kaygan tabakalar.
|
|




|